Aile İçi Anlaşmazlıklar Nasıl Çözülür | Çatışmanın Nedenleri

Aile içi anlaşmazlıklar

Aile İçi Anlaşmazlıklar Nasıl Çözülür | Çatışmanın Nedenleri

Aile içi anlaşmazlıklar nasıl çözülür? Aile, içinde dünyaya geldiğimiz, büyüyüp geliştiğimiz ortam ve sıcak bir yuvadır. İlk eğitimin alındığı, toplumun kültür ve değerlerinin aktarıldığı, ihtiyaçların karşılandığı bir ortam olarak birey için vazgeçilmezdir. İnsanın toplumsal bir varlık olduğu ve bir topluluk içerisinde yaşamasının zorunlu olduğunu göz önüne alırsak, bireyin yalnız başına yaşamasının, ihtiyaçlarını karşılamasının ve mutlu olmasının bir aile temelinde gerçekleştiğini görebiliriz.

Aile ilişkilerinin sağlıklı bir şekilde yürümesi, sağlıklı bir toplum idealine ulaşmak için önemlidir. Ancak, yaşanan sosyal hayat içerisinde aile içi ilişkilerin her zaman beklendiği ve istenildiği gibi yürümediği; zaman zaman çatışma, kavga ve şiddet ortamlarının meydana geldiğini görürüz. Sıcak bir yuva olarak nitelenen aile kimi zaman bir masala dönüşebilmekte, sorunların, çatışmaların yaşandığı bir yer haline gelebilmektedir. Aile içi sorunları, yaşanan değişime ayak uyduran ailelerin sağlıklı biçimde çözdükleri; uyum sağlayamayanların ise çeşitli sert tartışmalardan sonra anlaşamayarak evlilik birliğini sona erdirmeye varan durumlarıyla karşı karşıya geldiklerini görmekteyiz.

Aile içi anlaşmazlıklar nasıl oluşur?

Aile içi anlaşmazlıklar

Birbiriyle ilişki içinde bulunan iki yada daha fazla taraf arasında, kaynakların sınırlı olması, değerlerinin, gereksinimlerinin, çıkarlarının birbiriyle uyuşmaması sonucu ortaya çıkan anlaşmazlıkların hepsini ailede yaşanan çatışmalar olarak adlandırabiliriz. Çatışma, bireyin “kendi içinde”, tutum, değer ve tercihleri arasında olabileceği gibi, “dış dünya” ile ilişkili olarak, bireyler arasında “ikili çatışma” şeklinde de olabilir.

Evlilik ve aile konusu ile ilgili olarak, eşler arasında olan ikili çatışma, eşlerden biri tarafından, kendi istekleri karşı tarafın engellediği veya engellemek üzere olduğu algılanması ile başlayan ve iki tarafın algılarını, duygularını ve davranışlarını içeren bir süreçtir. Bireylerin psikolojik ihtiyaçlarının karşılanması durumunda, kaynakların sınırlı olması durumunda ve değerlerin, önceliklerin farklı olması durumunda çatışmanın çıktığını ve bireylerin birtakım kişisel özelliklerinin farklı olmasına bağlı olarak çatışma durumunu çözdüklerini ve ayrıca bazı bireyler çatışma durumunda soğukkanlı bir şekilde sorunun çözümüne yönelik bir tutum takınırken bazı bireylerin sorun karşısında ne yapacağını bilmez biçimde katı kurallar içerisinde sorunla boğuştuğunu ve stres, bunalım gibi bir takım sıkıntılar yaşadıkları söyleyebilirim.

Nedenleri ve evliliğe ilişkin sınırlar:

Sağlıklı aile denildiğinde, akla ilk gelen şey içerisinde sorunların olmadığı, hiç bir tartışmanın, çatışmanın yaşanmadığı aile gelmektedir. Aslında, insanların birlikte yaşadığı bir yerde tartışma ve hatta kimi zaman çatışma kaçınılmazdır. Geçici ve sıradan ilişkilerin sorunsuz ve çatışmasız olabilmesi ne kadar doğalsa kalıcı ve sorumluluk getiren evlilik birliğinde sorunların ve çatışmaların ortaya çıkması da yine o kadar doğaldır. Özellikle bu aynı mekanı ve bir ömürlük zamanı paylaşanların birlikteliği ise, tartışma daha da normal hale gelir. Birlikte yaşamadan kaynaklı kimi anlaşmazlıkların ortaya çıkmasının normal olduğu kabulünden hareket edilirse, aile içi çatışmalarda esas problemin meydana gelen çatışmalara karşın ailenin tavır alış biçiminden kaynaklandığı görülür. Yani aileler yaşanan çatışmalara hangi biçimde yaklaşmakta ve problemleri nasıl çözmektedir? ya da yaşanan bu sorunları çözmek için çaba mı göstermekte ya da sorunu görmezden mi gelmektedir? Sağlıklı aile işte bu sorulara karşı uygun çözümleri birlikte karar alma süreçlerinden geçirerek hayatlarına uygulayan ailelerdir diyebilirim.

Ailenin duygusal ve psikolojik sınırlılıkları vardır. Bu sınırlar; duygusal alışverişleri, yakınlığı, birlikte davranışları kontrol ederler. Sınırları belirsiz, iç içe geçmiş aileler; aile kuşakları arasında geçirgenliğin yüksek olduğu ailelerdir. Roller belirsizdir. Sınırların katı olduğu birbirinden kopuk ailelerde ise, ailede güçlü bağların yokluğunu gözlemleriz. Aile üyeleri arasında ilişkiler zayıf veya yok gibidir. Ailenin üyelerinin birbirlerine karşı takınacağı tutum ve davranışlarla ilgili sınırlar aile bütünlüğünü de koruyacak şekilde esnek olmalıdır.

Çözüm Önerileri:

Eşler arasındaki “kuralların kimin tarafından” konulması gerektiğine ilişkin anlaşmazlıkların çözümü, diğer çatışmaların çözümünden daha zordur ve bu çatışmalar eşler arasında en kıymetli kavgaların doğmasına yol açar. Evlilik ilişkilerinde kuralların kimin tarafından saptanması gerektiği sorunu, çoğu zaman eşler arasında bir “güç” ve “statü” kavgasının doğmasına yol açar, eşler birbirlerine karşı tehdit, fiziksel saldırı ve çaresizlik görüntüsü vermek gibi çeşitli taktikler kullanabilirler. Bir evlilikte temel hak ve özgürlükler çelişkili hale getirilirse “sen” ve “ben” kavgası artar, basit şeyler eşleri “boşanma” nedeni olabilecek kavga ve geçimsizliklere götürebilir.

Aile içi anlaşmazlıklar nedeniyle oluşan problemin çözümü için atılacak ilk adım sorunla yüzleşmektir. Ailesinde sorun olduğunu baştan kabul etmeyen bireylerin çatışmalara karşı alacağı önlemler sağlıklı ilişkilerin gelişmesini sağlamayacaktır. Çünkü bir sorunun varlığının kabulü demek, sorunun çözümüne ilişkin uzlaşmaya da hazır olmak demektir. Dolayısıyla aile içinde meydana gelen anlaşmazlıkların nedenine ilişkin bireyler bir araya gelmeli ve sorunun kaynağına ilişkin kararı birlikte almalıdır. Aile üyeleri duygu ve düşüncelerini gerçekçi biçimde birbirlerine aktarmalarını sağlayacak demokratik bir ortam oluşturmalılardır. Baskıcı ve otoriter bir ortamda bireyler gerçek duygularını gizleme yoluna giderler, yaşanan çatışmaya çözüm getirmek yerine sorunu yok saymayı seçebilirler. Böyle bir durum yaşanan anlaşmazlıkların katlanarak büyümesine yol açarak içinden çıkılmaz bir hal almasına istemeden katkıda bulunacaktır. Halbuki, sorunların rahatça ifade edildiği bir ortam sağlanırsa bireyler sorunları büyümeden çözecek ve sağlıklı ilişkiler geliştirme imkanı bulacaklardır.

Aile içi çatışmaların çıkması durumunda eğer bireyler kendilerini ait oldukları ailenin bir üyesi olarak hissetmiyorlarsa bilinmelidir ki, yapılan tartışma ve çatışmaların sonucunda kazanan yoktur. Kazananı olmayan bir tartışma ve anlaşmazlık durumunda kaybeden ise aile olacaktır.

DUYGU ÇİLİNGİR
Sosyolog & Aile Danışmanı

Bize Instagram’dan ulaşmak için tıklayın. 

Duygu Çilingir
[email protected]

Sosyolog- Aile, Evlilik ve İlişki Danışmanı