Loader
Şehircilik nedir

Şehircilik Nedir? Yanlış Şehircilik Uygulamaları ve Sonuçları

Şehircilik nedir? Şehircilik ve şehir planlaması özellikle geçmişte insanlığın yerleşik hayata geçmesiyle birlikte çok fazla ihtiyaç duyulmaya başlandığı bir alan hatta sanattır. Disiplinler arası bir bilim dalı ve aslında her konuyu içerisinde barındıran bir meseledir. Kentlerin; değişimini, gelişimini, düzenlenmesini, estetik kaygılarını, çevresel boyutlarını göz önüne alarak gelecek kaygısı güden bir uğraşıdır. Yani kentin fiziksel, ekonomik, kültürel, çevresel ve sosyal her türlü boyutları şehirciliğin ilgi alanıdır.

Şehirciliğin, şehir planlamanın bu denli önemli olduğu bir noktada parça bütün ilişkisi ve kamu yararı gibi vazgeçilmemesi gereken bazı temel konuları vardır. Bu iki konu aslında bizim doğaya verdiğimiz zararla da bir şekilde ilişkili bir durum. Parça bütün ilişkisine göre kentler sadece parçacı bir şekilde ele alınamaz bir bütün olarak değerlendirilmelidir. Parçacı olarak değerlendirilen kentlerin bütününe bakıldığında olumsuz sonuçlar doğurduğu aşikardır. Buna en basit örnek olarak, iklim krizi sadece tek bir ülkenin problemi değil küresel bir sorundur yani Türkiye’de yapacağımız bir değişiklik Dünya’nın öbür ucundaki bir ülkenin de sorunu olarak karşımıza çıkmaktadır. Kamu yararının birçok tanımı yapılmakta ancak kısaca bireyin değil toplumdaki her kişinin yararının düşünülmesidir.

Şehircilik nedir? Hayatımızdaki yeri nelerdir?

Şehircilik nedir

Günümüzde hızlı kentleşmenin getirdiği birçok sorunun altında yanlış şehircilik uygulamaları yatar. Hayatımızdaki yerini daha somut bir şekilde genel olarak ele alalım, örneğin; günümüzde küresel ölçekte en önemli iki sorun var biri pandemi diğeri iklim krizi ve aslında bunun temeline baktığımızda sebeplerinin yanlış şehircilik uygulamaları olduğunu göreceğiz. Eğer kentler ekoloji ilkelerine uyumlu bir şekilde planlanmış olsaydı, orman alanlarına gerekli önem verilseydi, fosil yakıt kullanımını azaltıcı ekonomik kararlar alınmış olsaydı iklim krizi günümüzün sorunu olmazdı.

Bir diğer küresel sorun olarak bahsettiğim pandemiyi ele alalım, Wuhan kentinde ortaya çıkan salgın hızla tüm dünyaya yayıldı, ülkemizde de ilk vaka çıktıktan sonra sürekli artmaya devam etti. Peki neden? Çünkü;

  • Kamusal açık alanların sayısı çok az, insanlar sosyalleşmek için sadece kapalı alanları kullanıyordu bu nedenle pandemi döneminde sosyal açıdan herkes sorun yaşadı bu bizlerin ruh halini de etkiledi (özellikle apartmanda yaşayanlar müstakil evlerin önemini daha iyi anladı)
  • İhtiyaçlarımızı karşıladığımız alanlar birçok yerleşim yerinde yürünebilir mesafede değil, toplu taşıma kullanımı ya da özel araç kullanımı gerektiriyor
  • Kentlerimizde mahremiyet ilkelerine uygun bir şekilde konut tasarımları yapılmıyor, tüm evler dip dibe bu durum ister istemez komşuluk ilişkilerinde hastalığın yayılmasında önemli rol oynuyor

Bunları düşündüğümüzde aslında bu kadar hızlı yayılmasının sebebinin şehircilik uygulamalarında alınan yanlış politika ve kararlar olduğunu görüyoruz.

Hayatımızda önemli yeri olan ve gündemimizde bulunan bir diğer mesele ise afetlere dirençli kentler. Eğer kentlerimiz afetlere uygun bir şekilde tasarlanmış olsaydı deprem için bu kadar endişeli olur muyduk? Bence olmazdık…

Son olarak şunu da eklemek istiyorum: Prof. Dr. Baykan Günay’ın da dediği gibi şehircilik bir amaç, planlama ise araçtır. Kısaca şehirciliği özetleyecek olursak yaşayan bir ruh, kültürdür aslında…

Ayşe Nur Erdoğan

Şehir Plancısı

Bize Instagram’dan ulaşmak için tıklayın.

Ayşe Nur Erdoğan
Ayşe Nur Erdoğan
[email protected]
1 Comment
  • Avatar
    Perihan
    13:46, 28 Ocak 2021 Cevapla

    Bilgilendirici bir paylaşım olmuş emeğinize sağlık. 👏🏻

Eklemek ya da sormak İstediğiniz bir şey varsa...