İskandinav Kültürü | Dünyanın En Mutlu Ülkeleri!

İskandinav Kültürü

İskandinav Kültürü | Dünyanın En Mutlu Ülkeleri!

İskandinav Kültürü: Birleşmiş Milletler’ in 2013 yılından beri her yıl yayınladığı Dünya Mutluluk Raporuna göre (World Happiness Report – WHR) dünyanın en mutlu ülkeleri sıralamasının ilk beşinde Nordik ülkeleri yer alıyor. Durum böyle olunca da bu ülkelerin nasıl bu kadar mutlu olduğunu merak ediyoruz…

Hazırlanan raporda görülüyor ki, Nordik ülkeleri doğru ve başarılı işler yapıyor. Demokrasi ve siyasi hakların durumuna, yolsuzluğun olmamasına, vatandaşlar arasındaki güvene, sosyalleşmeye, cinsiyet eşitliğine ve doğaya gösterdikleri saygıyla diğer ülkelere göre Kuzey ülkeleri hep üst sıralarda yer alıyor.

İskandinav Kültürü ve Nordik Ülkeleri

İskandinav Kültürü

Nordik kelimesi, İskandinav dillerinde kullanılan ve “Kuzey Toprakları” anlamına gelen ‘’norden’’ teriminden türetilmiştir. İskandinavya bazen İskandinav ülkeleri ile eşanlamlı olarak kullanılır. Ancak bu terim tam olarak Danimarka, Norveç ve İsveç ülkelerini ifade eder. Nordik bölgesi Danimarka, Norveç, İsveç, İzlanda, Finlandiya, Faroe Adaları, Grönland ve Aland ülkelerinden oluşmaktadır.

Danimarka: İskandinav ülkelerinin güneyinde yer alan, küçük fakat yoğun nüfuslu bir ülkedir. Eşsiz doğasıyla çevrili büyük adalardan oluşur.

Finlandiya: Göller ve ormanları ile geniş Finlandiya manzarası ile karakterize bir bölgedir. Finlandiya aynı zamanda teknoloji ve mimari tasarımları ile de ünlüdür.

İzlanda: Kuzey Atlantik’te yer alan ve volkanik bir adadır. İzlanda, kaplıcaları ve etkileyici manzarasıyla ünlüdür.

Norveç: Güneydeki plajlardan ve kayalıklardan ortadaki dağlık alanlara, Kuzey Burnu’nda gece yarısı güneşine kadar uzanan bir coğrafyası vardır.

İsveç: İskandinav Bölgesi’nin en büyük ve en fazla nüfusa sahip olan ülkesidir. İsveç, kaliteli otomotiv, demir ve çelik üretimi ile ünlüdür.

Faroe Adaları: Kuzey Atlantik’teki takımadalardan oluşan engebeli coğrafyası olan ve balıkçılık ile ön plana çıkan bir ülkedir.

Grönland: Bir kısmı Kuzey Amerika kıtasında, bir kısmı da Avrupa’nın bir parçası olan ülkedir. Grönland’ ın nüfusunu Orta Asya kökenli insanlar oluşturmaktadır.

Aland: İsveç ve Finlandiya arasında yer alan 6.757 adadan oluşur. Ancak bunun sadece 80 tanesinde yerleşim vardır.  Finlandiya’nın bir parçası olmasına rağmen, Aland’lar İsveççe konuşur. Geçim kaynakları gemiciliktir.

İskandinav Doğası ve Sürdürülebilirlik

Doğaya saygı, İskandinav geleneği boyunca ortak kültürel bir bağdır. İskandinav bölgesinin seyrek nüfusu, geniş orman alanları, dağlar ve denizle çevrili olması bölgenin ayrıcalıklarındandır. Uzun, karanlık kışları ve serin güneş ışığı ile bütünleşen sert iklimi, yaşayan insanlar ve doğa arasında özel bir bağ oluşturmuştur. Yaşayanların doğaya olan bağlılığı ve bilinci çevrenin sürdürülebilir yönetimine olanak sağlar. Ve doğal kaynakların geliştirilip korunmasına yönelik çalışmaları da günümüzde de sürmektedir.

İskandinav ülkeleri, bilinçli yaşam tarzı ve sürdürülebilir toplum için ilham verici bir güç olma vizyonuna sahiptir. İskandinav ülkeleri, sağlık ve çevre sorunları konusunda, dünyanın en bilinçli topluluğu olarak kabul edilirler. Sürdürülebilir kalkınma planları 2001’de başlayan ve günümüzde 2030 kadar gelecek projeleri de devam etmektedir. Her dört İskandinavyalıdan üçü çevreyi korumak için kendilerinin neler yapabileceği konusunda endişe duyuyor.

İskandinav ülkelerinde gayri safi yurtiçi enerji tüketiminin %40’ı yenilenebilir enerjiden sağlanıyor. Danimarka elektriğinin yaklaşık %40’ını rüzgâr enerjisinden; Finlandiya ve İsveç’in ormanları da biyoyakıtlar için bol miktarda kaynak sağlıyor. Norveç ve İzlanda, enerjilerinin yaklaşık %70’ini jeotermal veya hidroelektrik kaynaklardan sağlıyor ve İskandinav bölgesinin birbirine bağlı elektrik ağı, temiz enerjiyi sınırlar arasında paylaşma olanağı sağlıyor.

İskandinav vatandaşları için, kentleşmenin yoğun olduğu bölgelerde doğaya ve yeşil alanlara kolayca ulaşılması; sağlıklı yaşam koşulları ve yaşam kalitesinin üst seviyelere çıkması için gerekli görülüyor. Elektrikli otomobillerin en büyük pazar payı da yine İskandinav bölgesinde üst sıralarda yerini alıyor.

İskandinav Kültürü ve Eşitlik

UNDP İnsani Gelişme endeksine göre İskandinav ülkeleri , Ekonomik Katılım ve Fırsat, Eğitimde Başarı, Sağlık ve Hayatta Kalma, Siyasi Güçlendirme gibi dört tematik boyutta, cinsiyet eşitliği açısından sürekli olarak en üst sıralarda yer alıyor. İskandinav kadınların %74’ünün işi var. İzlanda’daki kadınların %80’inden fazlası çalışıyor. İsveç, Norveç ve Danimarka’da da benzer yüzdeler seyrediyor.

1970’lerden beri fırsat eşitliği İskandinav siyasi gündeminin üst sıralarında yer alıyor. Kadın ve erkek eşitliğini her alanda sağlamak için birçok girişimde bulunuyorlar. Son 50 yılda ortaya koydukları aile dostu politikalar ile kadın istihdamındaki artışlar nordik ülkelerinin, kişi başına GSYİH’deki büyümeyi %10-%20 arasında artırmıştır. Politikalar gereği çalışma saatleri aile dostu olarak düzenlenerek, işçilere esnek çalışma saatleri gibi imkanlar sağlanmaktadır. Bu düzenlemeler aile yaşantılarının başarılı bir şekilde sürdürmelerini sağlar.

İskandinav ülkeleri çocukların, yaşlıların bakımına ve hem anneler hem de babalar için ücretli ebeveyn iznine giderek daha fazla yatırım yapmaktadır. Halk sağlığı hizmetleri, herkese eşit erişim verilmesini sağlar. Herkese sosyal haklar, eğitim, kültür ve işgücü piyasasına eşit erişim sağlar. Sosyo-ekonomik eşitlik, İskandinav ülkelerinin temel bir özelliğidir ve güvenli toplumlar yaratmaya yardımcı olur.

Aynı işi yapanlar, eşit ücret alırlar ve tüm İskandinav ülkelerinde bu durum yasal bir haktır. Cinsiyet eşitliği politikasının ana hedeflerinden biridir. Ancak bazı durumlarda meslek seçiminden dolayı kadın ve erkek arasında bir ücret farkı vardır. Bu fark ortalama %15,4’tür.

İskandinav Kültürü ve Yönetim

İskandinav Kültürü

Dünyadaki en yüksek güven düzeyine sahip olduklarını söyleyebiliriz.. İskandinav bölgesinde sosyal güveni sağlayan en önemli husus, devlet ile dernekler arasındaki ilişkidir. İşverenler, sendikalar ve hükümetler yakın ilişki içerisinde çalışmaktadır. Bu tavrıyla ülkeler ekonomik krizlerini nispeten zarar görmeden çıkmasıyla büyük ölçüde itibar kazanmıştır. Neticede amaç, yaşam kalitesini artırmak ve hem bireyin hem de toplumun gelişimini desteklemektir.

60 yıldır, İskandinav ülkelerinin vatandaşları bölgenin herhangi bir yerinde çalışma özgürlüğüne sahiptirler. 1958’de kurulan İskandinav Pasaport Birliği ve 1954’te İskandinav işgücü piyasası kurulmasından sonra bölge içinde serbest dolaşıma imkân sağlanmıştır.

İskandinav ülkeleri, diğer ülkelere nazaran düşük düzeyde yolsuzluğa sahiptir. Neden derseniz:

  • kısmen basın özgürlüğü,
  • kamu harcamalarıyla ilgili bilgilere erişim,
  • kamu görevlileri için dürüstlük standartları,
  • bağımsız yargı sistemleri,
  • şeffaf bir yönetim sürecini sayabiliriz.

Legatum Refah Endeksi’ne göre İskandinav ülkeleri; seçmen katılımı, yasama bağımsızlığı ve parlamentodaki kadın sayısı gibi faktörler açısından dünyanın en iyi yönetilen ülkeleri arasındadır.

İskandinav ülkeleri, 2014 yılında GSYİH’nın ortalama %8,4’ünü sağlık hizmetlerine harcayarak en yüksek kamu sağlık harcamalarından bazılarına sahiptir. Bununla beraber; her yıl, insanları bir araya getiren İskandinav Bölgesi’nde demokrasi kutlamaları sosyalleşmeyi sağlayarak fikir alışverişi yapmalarına; birbirlerinden ilham almalarına ve fikirlerini tartışmalarına olanak sağlıyor.  Bir araya gelen vatandaşlar, sivil toplum örgütleri, girişimciler ve hükümet yetkilileri; ülkelerini herkes için nasıl daha iyi hale getirebileceklerini tartışıyor.

İskandinav ülkeleri, insan kaçakçılığı ve iklim değişikliği gibi sorunlarla mücadele etmek için çok çeşitli uluslararası kuruluşlarla ve komşu ülkelerle birlikte çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca yoksul ülkelerde yaşayan insanlara fayda sağlayan politikalarıyla dünyanın en üst sıralarında yer almaktadırlar.

İskandinav Kültürü

1966’da kurulan İskandinav Kültür Fonu ile İskandinav Bölgesi’nde yenilikçi, dinamik, sanatsal ve kültürel bir ortamı desteklemektedir. İskandinav kültürünü güçlendirmek için yılın belli dönemlerinde verilen birçok ödüller de oluşturmuştur.

İnovasyon: Küresel İnovasyon Endeksi ve Küresel Rekabet Edebilirlik Raporu’na göre, İskandinav ülkeleri dünyadaki en iyi inovasyon odaklı toplumlar arasındadır. İskandinav Bölgesi aynı zamanda bilim ve teknolojiyi kapsayan dünyanın en büyük yaratıcı sınıflarından birine ev sahipliği yapmaktadır.

Kim Simonsson, Cajsa Von Zeipel, Olafur Eliasson, Jesper Just, ve Bjarne Melgaard gibi sanatçılar, küresel bağlamda yeni medya sanatının, İskandinav sanatçı türünü temsil eden birkaç isimdir. Eserleri, dünya çapında sergilerde ve koleksiyonlarda sergilenmektedir. Ayrıca Björk, Marshall Cecil, Wintergatan, Mari Boine ve daha birçok grup dünyaya adını duyurmuş İskandinav müzik gruplarıdır. Uluslararası üne sahip birçok festivalde Nordik müzik sahnesi canlı ve çok çeşitlidir.

Tasarım: İskandinav ülkelerinin en önemli kültürel ihracatı tasarımdır. İskandinav tasarımı 1950’lerden beri uluslararası alanda gelişmiştir. Doğasından ve ikliminden ilham alan sanatçılar sade ve temiz tasarımları ile ön plana çıkmaktadır. Örnek olarak H&M, Marimekko, Tiger of Sweden ve Acne gibi markaların çıkış noktası da yine İskandinav bölgesine aittir. 2008 yılında, Nordic Fashion Association, Nordic moda endüstrisini bir araya getirmek ve sürdürülebilir moda için ilkelerle birlikte çalışma ve bunları uygulama sürecine topluca girişmek amacıyla kurulmuştur.

İskandinav sineması: Gişe rekorları kıran filmleri ile de ön plandadır. Victor Sjöström ve Ingmar Bergman dünyaca ünlü ödüllü yönetmelerdendir. İskandinav sineması çekimlerinde yalınlığı ve minimalizmi kullanarak insanı yormayan dramatik bağımsız sinema öncülerindendir.

Sonuç olarak…

İskandinav ülkelerinin, iyi işleyen yönetimi, faydalı sosyal yardımlar, düşük yolsuzluk seviyeleri ve kendini özgür hisseden mutlu vatandaşlar olmanın temelinde; kurumsal ve kültürel alanlarda birbirlerini destekledikleri erdemli bir sistem ile hareket etmekte olduklarını görüyoruz. Temelde, yaşayan halk ve devlet birbirine güvenmektedir.

İnsan yaşadığı coğrafyada nasıl mutlu olur sorusuna cevap olarak model alabileceğimiz güzel ülkeler buralar. Düşük vergiler, ücretsiz eğitim, çalışma saatleri, barınma ve bakım, sağlıklı insan ilişkileri ve birlik duygusu refah seviyesini yükseltecek adımlardır. Her ülke kendi imkanları dahilinde böyle faydalı oluşumlara öncülük etmelidir. Çünkü her insan mutlu ve huzurlu yaşamayı hak eder…

Sevgilerimle,

Duygu Gerçeker

Daha fazla BordoRuj Kültür-Sanat içerikleri için tıklayın.

Kaynaklar:

https://www.norden.org/en/information/action-plan-vision-2030

https://worldhappiness.report/ed/2020/#read

 

Duygu Gerçeker
[email protected]

Enformasyon Teknolojileri Uzmanı