Florür Detoksu Mümkün Mü? | Tehlikenin Ne Kadar Farkındayız?

florür detoksu

Florür Detoksu Mümkün Mü? | Tehlikenin Ne Kadar Farkındayız?

Florür Detoksu: “Epifiz, omurgalıların beyninde yer alan mercimek tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Uyku paternini ve mevsimsel fotoperiyotları düzenleyen serotonin, melatonin ve DMT salgılar. Diğer ismi pineal bezdir.” Epifiz bezinin tanımı Wikipedia’da tam da bu şekilde…

Salgılanan bu hormonları ve epifiz bezini daha detaylı anlatmak gerekirse:

DMT (dimetiltriptamin) diğer bir deyişle ruh molekülü; epifiz bezi tarafından uyku sırasında salgılanır. İnsanlarda, bitkilerde ve hayvanlarda bulunan DMT, insanda en çok doğum ve ölüm anında salgılanır ve insan bilinci üzerinde çok etkilidir. Öyle ki ruhun vücuda girip çıkmasını sağlayan hormon olarak adlandırılır. 

Serotonin, insanda mutluluk, canlılık ve zindelik hissi veren bir nörotransmitterdir. Eksikliğinde depresif, yorgun, sıkılgan bir ruh hali görülür. Bu nedenle mutluluk hormonu olarak bilinir. 

Melatonin ise epifiz bezinin pineolasit adı verilen hücrelerinden salgılanır. Biyoritmi belirler ya da bioritm üzerinde etkilidir. Pineolasit hücreleri ışığa duyarlıdır. Elektromanyetik dalga yoğunluğu arttıkça melatonin salgılanması azalır. Vücutta birçok biyolojik ve fizyolojik süreci etkilediği bilinen melatonin hormonu, uyku bozukluklarından psikolojik rahatsızlıklara kadar pek çok durumu doğrudan etkilemektedir. 

Uzun uçak yolculukları sonrası yaşanan jetlag belirtilerinin ortaya çıkmasının sebebi de melatonin üretiminin sekteye uğramasıdır. 

Kısacası epifiz bezi; duygusal ve zihinsel sağlık için gerekli olan antijenlerin yani DMT, serotonin ve melatoninin tek doğal kaynağıdır. Serotonin ve melatonin olmadan ne keyifli bir gece uykusu ne de varoluşumuzun ve mutlu olmanın keyfini çıkarabiliriz. DMT olmadan spiritüel bağlılığımız yoktur. Yaşamın tüm neşesi, canlılığı bir anda yok olur.

Florür Detoksu – Florürün Epifiz Bezi İle Ne Alakası Var?

 

epifiz bezi - görsel kaynak wikipedia

Epifiz Bezi – Görsel kaynak: Wikipedia

Yıllardır başta DSÖ olmak üzere birçok sağlık organizasyonu dişleri güçlendirmek ve diş çürümelerini önlemek için diş macunlarına ve şebeke sularına florür katılması gerektiğini söylüyor. Ancak sulara ve diş macunlarına katılan sodyum florür vücuttaki kalsiyuma tutunuyor. Ve yapılan araştırmalar sonucu zamanla vücutta biriken florürün epifiz bezi kireçlenmelerinde artışa yol açtığına inanılmakta. Kaldı ki günümüzde florüre sadece diş macunlarında ve şebeke sularında değil; paketli gıdalarda, kalsiyum takviyeli destekleyici gıdalarda, teflon tavalarda, bebek mamalarında, sigarada ve hatta paketli meyve sularında dahi rastlanmakta. Günlük beslenme rutinimize bu kadar dahil olmuşken beynimizdeki en önemli noktaya bu kadar olumsuz etkisi olan florürden vücudumuzu nasıl arındıracağız peki?

Sadece ev yapımı ya da organik diş macunu kullanmakla altından kalkabileceğimiz bir durum değil bu ne yazık ki…

Peki ne yapmalıyız?

Öncelikle her konuda olduğu gibi bu konuda da doğal ve sağlıklı beslenme devreye giriyor.

  • Paketli ve işlenmiş gıdalardan uzak durmalıyız
  • Organik, doğal ve sebze ağırlıklı beslenmeye yönelmeliyiz
  • Teflon malzeme kaplı tava/tencere tercih etmemeliyiz
  • İçme suyu olarak şebeke suyunu tercih etmemeliyiz

ve tabi ki en önemlisi florürlü diş macunlarından uzak durmalıyız…

Ev yapımı Diş Macunu Tarifi:

Eşit miktarda karbonat ve hindistan cevizi yağını karıştırarak evde kendi doğal ve katkısız diş macununuzu hazırlayabilirsiniz.

Bunlar florürden korunmak için yöntemler. Peki vücudumuzda yıllardır biriken ve epifiz bezimizde kireçlenmeye neden olan durumu nasıl çözeriz? 

Florür Detoksu: 

Terlemek:

Egzersiz yoluyla ter atmak vücudunuzu toksinlerden arındırır.

Saunanın da aynı şekilde toksinlerden arınmak için etkili bir yöntem olduğu söylenmektedir.

Demirhindi:

Yapılan araştırmalar günlük 10 gr. olarak tüketilen demirhindinin (tamarind) hatırı sayılır miktarda florürün vücuttan idrar yoluyla atılmasına yardımcı olduğunu göstermiştir.

Demirhindiyi çay olarak tüketebilirsiniz.

İlgili Yazı: Demirhindi Nedir? Nereden Alınır?

Zerdeçal:

Yine aynı şekilde zerdeçalın da vücutta biriken florürü atmak ve epifiz bezi üzerindeki olumsuz etkisini yok etmekte faydalı olduğu tespit edilmiştir. Ayrıca zerdeçalın böbreklerinizi florürün neden olduğu zararlardan koruyacağı da yapılan çalışmalarda görülmüştür.

Zerdeçalı yemeklerinize, smoothielerinize ve bitki çaylarınıza toz olarak ekleyebilirsiniz.

İyot:

Sağlıklı miktarda iyot alımı da çok önemlidir. Mutlaka troid kontrolü yaptırarak vücüdunuzda iyot eksikliği ya da fazlalığı olup olmadığını kontrol ettirmelisiniz. Yapılan çalışmalar içme suyundaki florürün, yeterli iyot alımı ile birlikte daha az toksik olduğunu göstermiştir.

C Vitamini:

Floroz hastaları ile yapılan bir çalışma, aşırı dozlarda bile C vitamininin idrar yolu ile florür atılımı üzerinde hiçbir etkisi olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte, zerdeçala benzer şekilde, C vitamini böbreklerinizin çok fazla florür alımından zarar görmesini önlemeye yardımcı olacaktır. Beslenme listenizden karalahana, kivi, brokoli, limon gibi C vitamini kaynaklarını eksik etmeyin.

Selenyum+Çinko:

Yapılan çalışmalar selenyum ve çinko bakımından zengin beslenmenin böbrek hasarını önleyebileceğini göstermiştir. İlginçtir ki,  antioksidan birlikte uygulandıklarında tek başlarına uygulandıklarından daha etkili oldukları saptanmıştır. Selenyum hemen hemen her tür deniz ürünü ve ette, çinko da ayrıca et, balık ve kuruyemişlerde ve bunlara ek olarak çiğ tohumlarda bulunur.

Sevgi ve sağlıkla kalın,

Berna Yenigün

Sağlık kategorisinden daha fazla içerik için tıklayın

Bize Instagram’dan ulaşmak için tıklayın.

Kaynaklar:

tr.wikipedia.org

healthline.com

best-osmosis-systems.com

aligok.com.tr

Berna Yenigün
[email protected]

Sosyal Medya ve Dijital Pazarlama Yöneticisi, BordoRuj.com Kurucusu