Zen Felsefesi | Doğu’dan Batıya Uzanan Bir Kültür

Zen Felsefesi | Doğu’dan Batıya Uzanan Bir Kültür

Zen Felsefesi: Aydınlanmanın yolu, yaşamın Zen hali; Hindistan’dan Batıya uzanan bir kültür… Modern çağda teknolojinin en üst seviyelerine ulaşmışken hala yaşamımızda bir şeyler eksik geliyor ve sürekli arayışa devam ediyoruz. Irkı ve inancı ne olursa olsun herkes, huzurlu ve kaliteli bir yaşam sürmenin peşinde. Kimi maddi, kimi manevi olarak arayışına devam ediyor. Ancak birçok insan zamanla esas olanın maddiyattan çok, maneviyat olduğunu keşfetmiş ki, maneviyata açılan yolları merak edip deneyimlemeye çalışıyor. İşte bu yollardan birisi ve en popüler olanı da adını sıkça duyduğumuz ‘’Zen’’.

Hindistan’da doğan Budizm, çokça tartışmalara neden olan bir akım olsa da dünyada 500 milyonu aşkın inananı ile varlığını halen sürdürmektedir. Budizm’in bir kolu olan ‘’Zen felsefesi’’ ise bugün batıya kadar yayılmış bir yaşam şeklidir.

Budizm’in doğuşundan Zen Felsefesi’nin temellerine keyifli okumalar…

Zen Felsefesi ve Temeli:

Zen Felsefesi

Budizm’in Doğuşu

M.Ö 6.yy. da Lumbini Nepal’de Siddhartha Gautama adında bir prens doğdu. Sarayda büyüyen prens lüks bir hayat yaşıyordu. Ailesi, saray dışındaki hayatı görmemesi, kötülüklerle ve acılarla karşılaşmaması için 29 yaşına kadar saray dışına çıkmasına müsaade etmemişti. Ancak prens yüksek ikna kabiliyeti ile dışa çıkmayı başarmıştı. Ancak daha ilk anda karşısına yaşlı, hasta ve ölen insanlar çıkmıştı ve prens acının ne olduğunu öğrenmeye başlamıştı. O günden sonra acının ne olduğu ve nasıl durdurulabileceği hakkında derin ve uzun bir yolculuğa çıktı.

Siddhartha saraydan ayrıldıktan sonra, doğayla iç içe bir yaşam sürmeye ve orada ruhani çalışmalar yapmaya başladı. Çalışmalarını meditasyon ve oruç ile sürdürse de aç kalmak; acıya ulaşmaktan ziyade onun sağlıksız düşünmesine, gücünün düşmesine sebep olmuştu. Oruç tutarak hakikate ulaşamayacağını anlayan Siddhartha sadece meditasyon ile kendini geliştirmeye karar verdi. Sorularına cevap bulana kadar bir Bodhi ağacının altında 49 gün boyunca meditasyonlarını gerçekleştirdi.

Sonunda her şeyin doğasını görerek aydınlandı. ‘’ Gerçekte her şey bir ve saftır, bunu görmemizi engelleyen de insan zihnidir’’ dedi ve aydınlanmanın yolunu açtı.  O günden sonra da ‘’Aydınlanmış’’ anlamına gelen ‘’Buddha (Buda)’’ olarak anılmaya başlandı. Buda’nın fikirleri ve öğreticiliği yayıldıkça Budizm akımı da başlamış oldu.

Budizmin Yayılışı

Zen Felsefesi-Budizm

Buda’nın öğretilerini yayan kişilere patrik denilmektedir. Buda’nın öğrencilerinden olan 28. Patrik Bodhidharma, Buda öğretilerini yaymak için Çin’e gitmiştir. Taoizm ve Konfüçyüsçülükten de etkilenmiş ve Çin’de ‘’Ch’an’’ okulunu kurmuştur. Çince ‘’Ch’an’’ kelimesinin anlamı ‘’Meditasyon’’ dur.

Ch’an öğretisi, 6.yy. sonlarında Vietnam’a, 7.yy. ve 9.yy. arasında Kore’ye yayılmıştır. 12. yy. da Japonya’ya yayılan öğreti, Japonca telaffuzu ile şimdiki ‘’Zen’’ halini almıştır ve halen günümüzde de ‘’Zen’’ olarak kullanılmaktadır.

Japonya’da samuraylar, dövüş becerilerini geliştirmek için Zen’in tüm odaklanma çalışmalarını kullanmaktadırlar. Öyle ki Zen bir öğreti olmanın yanı sıra Japon sanatında da yerini almış ve zen edebiyatı, zen şiirleri, zen resimleri gibi kavramlar kullanılmaya başlanmıştır.

20.yy.’da da maneviyata olan merak ile adından çokça söz ettiren Zen felsefesi, Batıda da büyük ilgi görmektedir. İnsanlar artık günümüzde ‘’nasıl daha dengeli ve uyum içinde yaşarız?’’ arayışında olduklarından, Zen felsefesini kendilerine bir yol olarak görmektedir.

Zen Felsefesi:

Zen Felsefesi

Budizm’in her ne kadar bir din olduğu düşünülse de patrikler (öğreticiler) bunun bir ‘’yaşam felsefesi’’ olduğunu söylemektedir.

Zen felsefesini anlayabilmek için önce Buda öğretilerini anlamak gereklidir. Buda ‘’Herkes benim öğretilerimi anlayabilir ve öğrenebilir’’ demiş ve anlaşılmasını kolaylaştırmak için de bir yol haritası çizmiştir. Bu harita ‘’Dört Yüce Gerçek’’ ve ‘’Sekiz Katlı Asil Yol’’ keşiflerinden oluşmaktadır.

Dört Yüce Gerçek:

1-Dukkha: Hayat acı vericidir. Kendimizden mutlu değiliz, sahip olduklarımız bizi tatmin etmiyor, hep başkalarının bizden daha iyi olduğunu düşünüp kıskançlık ediyoruz. Sürekli şikâyet edip acı çekiyoruz.

2-Samudaya: Acıların sebebi arzularımızdır. Hayatta hep bir şeylerin olmasını istiyoruz veya istemiyoruz. Günün çoğunda ‘’keşke’’lerimizi düşünüp hayıflanıyoruz.

3-Nirodha: Sebeplerin ortadan kalkması, acıların da ortadan kalkması demektir. Acının ortadan kalması için arzulardan kurtulmak gereklidir. Arzularınızdan vazgeçmeniz kimseyi sevmemeniz ya da duygularınızdan vazgeçmeniz anlamına gelmiyor. Hayatın size verdikleri ile yaşamayı öğrenmeli, ihtiyacınız olandan fazlasını istememelisiniz.

4-Magga: Acıların sona ermesinin yolunu Sekiz Katlı Asil Yol gösterir. Bu dördüncü gerçek tamamen Zen ile ilgilidir. Bize acı veren arzularımızdan vazgeçmenin yolunu gösterir.

Sekiz Katlı Asil Yolu izleyen, olayları net bir şekilde görecek ve hayatını doğru şekilde yaşamayı öğrenecektir.

Sekiz Katlı Asil Yol:

Sekiz katlı asil yol ilkeleri, dört yüce gerçek ilkelerinin detaylı anlatım şeklidir.

1-Doğru Görüş: Kendinizi ve yaşadığınız dünyayı anlayın. Eylemlerinizin ve sebeplerinin farkında olun. Dünyayı olduğu gibi görün. Her şeyin değişebileceğini ve sabit fikirlerin acı ve mutsuzluğa yol açabileceğinin farkına varın. Kötü ve art niyetli düşüncelerden arınmak size mutluluğu getirecektir.

2-Doğru Niyet: Yaptıklarınızı farkında olun. Eylemleriniz kendiniz için mi yoksa herkesin iyiliği için mi buna bakın. Arzu, önyargı ve öfkelerinize karşı hareket etmeye direnin.

3-Doğru Konuşma: Kelimelerinizi seçerken özen gösterin. Yalan ve boş konuşmalardan kaçının. Konuşmalarınızın bir yararı olmayacağını düşünüyorsanız konuşmayın. Katkı sağlayacağınız olumlu cümleler kurun ve dostça yaklaşın.

4-Doğru Eylem: İnsanlara veya hayvanlara zarar vermekten ve öldürmekten kaçının. Kimsenin malına mülküne göz dikmeyin ve insanların zaaflarından faydalanmayın. Erdemli davranın.

5-Doğru Kazanç: Zengin olmak uğruna insanlığa ve kendinize zarar verecek işler yapmayın. Yasa dışı işler ile uğraşmayın. Doğu konuşma ve doğru eylem ilkelerini ihlal eden herhangi bir meslek yapmayın. Dürüst bir yaşam sürün.

6-Doğru Çaba: Doğru çaba olmadan hiçbir şey başaramazsınız. Kendinden emin olarak hem fiziksel hem zihinsel eylemlerinizde doğru hareket etmelisiniz. Doğru zaman ve mekânda duygularınıza hâkim olabilmek, yardıma ihtiyacı olana yardım etmek ve nefsinizi terbiye etmek için çaba sarf etmelisiniz.

7-Doğru Dikkat: Kendinizi; duygularınızı, bedeninizi ve zihninizi dikkat dağıtmadan gözlemleyin. Şimdiki zamanda kalın ve mevcut olaylara odaklanın.

8-Doğru Konsantrasyon: Tam konsantrasyona ulaşmak için Zen (meditasyon) yapmalısın. Ancak bu sadece zihnini tek bir noktaya odaklamayı öğrenmek için yapılan bir egzersizdir. Diğer ilkelerle birlikte sürdürmeye devam edilmelidir.

İlgili yazı: Farkındalık Nedir? Yöntemleri Nelerdir? Nasıl Uygulanır?

İlkeler bir bütün olarak dürüst, erdemli ve mutlu bir insan olmanın yolunu gösteren kılavuzlardır. Yukarıda anlatılanlar herkesin bildiği ancak bazı şeyleri net göremediği eylemlerdir. Bu netliği görmenin tek yolu da meditasyondan yani Zen’den geçer. Zen hali ya da meditatif hal şimdiki zamana odaklanma ile ilgilidir ve yazılanlarla öğrenilecek bir şey değildir. Kişinin kendi kendine deneyimlemesi gereken bir haldir.

Zen Meditasyonu Nedir?

Zen meditasyonu

Zen meditasyonunda amaç, zihni sakinleştirmektir. Aklımızdaki endişelerden, hayallerden ve korkulardan uzaklaşmaktır.

Zen’de meditasyon bireysel veya gruplar halinde yapılabilir. Grup çalışmalarında yapılan meditasyonun yeni başlayanlar için daha uygun olabileceği düşünülmektedir. Çünkü grup meditasyonlarında sizi yönlendirecek bir öğretici bulunmaktadır. Elbette kendinizi bedensel ve zihinsel olarak hazırladıysanız tek başınıza da denemeler yaparak Zen haline geçmeniz mümkün olan bir durumdur.

Zen meditasyonunda birçok meditasyon çeşidi vardır. Bunlardan en yaygın olanı oturarak yapılan Zazen’dir. Zazen ‘’Zafu’’ denilen bir yastık üzerine oturularak yapılır. Siz kendinizi rahat hissettiğiniz başka bir yastıkta kullanabilirsiniz.

Ne Zaman Yapılır?

Meditasyona başlamak için zamanı iyi ayarlamalısınız. Sabah ya da akşam olması önemli değildir. Sabah yapmanız sizi güne hazırlarken, akşam yapmanız sizi rahat ve derin bir uykuya hazırlar. Derin odaklanma yaşayacağınızı düşünüyorsanız başlamadan önce belli bir zaman belirleyerek zamanlayıcı kurabilirsiniz. İlk denemelerinizde bu zamanı 5-10 dakika ile sınırlandırabilirsiniz. Odaklanma için o süreye ulaşmaya çalışın, deneyim kazandıkça süreniz 20-30 dakika ve ileri seviyede 45-50 dakikaya uzayacaktır. Bu sürelerin kişiye göre değişkenlik göstereceğini de unutmayın.

Meditasyon yapmak için rahat bir pozisyon alın. Lotus pozisyonu Zen’in klasik oturuş pozisyonudur. Ancak yeni başlayanlar için tam lotus biraz zor olabilir (bağdaş kurar şekilde, sol ayak sağ uyluk ve sağ ayak sol uyluk üzerinde). Bunun için başlangıç seviyesinde omurganız düz olduğu ve doğru nefes alabildiğinize emin olduğunuz bağdaş pozisyonda oturabilirsiniz.

Zen Meditasyonu Nasıl Uygulanır?

Zen meditasyonu-1

Zaman, mekân ve doğru oturuşu tamamladıktan sonra en önemli aşamaya yani zihnimize sıra geldi. Zen meditasyonu trans haline geçmek ya da duyularımızı durdurmak değildir. Zihninizi kontrol etmeye çalışmadan, duygularımızı kontrol etmeden akışa kendimizi bırakmalıyız. Aklımıza sürekli farklı düşünceler gelecektir, önemli olan o düşüncelere takılmamaktır. Etrafınızdaki sesleri dinleyin, nefesinizi içinize çektiğinizde dolan havayı hissedin. Oturduğunuz zemindeki ağırlığınızı hissedin.

Dikkatinizi mümkün olduğunca nefesinize vermelisiniz; diyafram nefesi ile 10’a kadar nefes alış ve verişlerinizi saymaya çalışın. Karıştırabilirsiniz buna da takılıp kalmayın. Sadece hareket etmeden oturmaya çalışın. Düzenli olarak yapılan egzersizler ile nefesinizi düzgün alıp vermeyi de öğreneceksiniz.

Çalışmanızı bitirdikten sonra hemen ayağa kalkmayın, gözlerinizi açın ve içinde bulunduğunuz ana ve mekâna bakın. Sessizliği ve zihninizi dinleyin, dinlenin.

Zen Felsefesi İle Yaşamak

Yazının başında da bahsettiğim gibi Zen Felsefesi aslında bir yaşam biçimidir. Bu yaşam şeklinde kişinin hayata bakış açısı değişir, farkındalık kazandırır. Hayata ve kendisine değer katarak olaylara bakış açısını değiştirir. Meditasyon ile kişi zihnini sakinleştirir.

Her insan kendini geliştirdikçe bilgeliğe ulaşma yoluna sahiptir. Kişi bunun farkına vardığında hayattan zevk alma, yıpratıcı endişe ve korkulardan kurtulma yollarını da bulabilir.

Eğer Zen’i hayatınıza almak ve bu felsefe ile yaşamak istiyorsanız;

  • Olumsuz ve öfkeli davranışları bırakın,
  • Her şeye sevgi ve şefkatle yaklaşın,
  • Hayatı yavaş ve anda kalmaya çalışarak yaşayın,
  • Sade bir yaşam şekli belirleyin,
  • Davranışlarınızda doğal ve samimi olun,
  • Sakin ve sabırlı kalmaya çalışın,
  • Olaylara farkındalık gözü ile bakın,
  • Önceliklerinizi doğru belirleyerek zamanı iyi değerlendirin.
  • Sebat edin.

Zen yaşam felsefesinin önemli bir diğer unsuru da yaptığınız işe odaklanmaktır. Bir işle uğraşıyorsanız sadece ama sadece o işle ilgilenmelisiniz. Mesela yemek yerken TV izlemeyin, sadece yemeğinizi yiyin. Ya da film izlerken cep telefonunuzla ilgilenmeyin sadece filminizi izleyin. Yaptığınız iş her ne ise onun farkında olun. Çünkü Zen’de amaç; anda kalmak, bugünü yaşamaktır.

Özet olarak Zen, kişinin kendini ve çevresini keşfederek, bilgeliğe giden yolu bulmada bir kılavuz, bir yaşam şeklidir.

‘’Olduğumuz tek şey, düşündüklerimizin sonucudur. Zihin her şeydir. Neyi düşünüyorsak ona dönüşürüz.’’

‘’All that we are is the result of what we have thought. The mind is everything. What we think we become.’’

Buddha

Sevgiyle kalın…

Duygu Gerçeker

Daha fazla BordoRuj Kültür-Sanat içerikleri için tıklayın.

Bize Instagramdan ulaşmak için tıklayın

Kaynaklar:

https://plato.stanford.edu/entries/japanese-zen/#RetEveLifWorNotOne

https://zenhabits.net/12-essential-rules-to-live-more-like-a-zen-monk/

http://zenbegin.net/zen-philosophy/

 

Duygu Gerçeker
[email protected]

Enformasyon Teknolojileri Uzmanı