Japon Yaşam Tarzı ve Felsefesi | Hayat Amacını Bulmak

Japon Yaşam Tarzı ve Felsefesi | Hayat Amacını Bulmak

Japon yaşam tarzı: Doğan Güneş’in Ülkesi Japonya, kadim öğretileri, doğal güzellikleri, zemini hasırlarla kaplı yaşam alanları, büyülü coğrafyası… Hatta dokundukları şeyleri adeta bir sanat eserine dönüştüren, zarif estetik anlayışlarıyla fark yaratan, çalışkanlıkları ve insana verdikleri değerler ile dünyanın en gözde ülkeleri arasında yer almaktadır.

Japon halkı her ne kadar günümüz modern yaşam tarzına ayak uydurmuş olsa da geçmişten gelen kadim öğretilerinden de vazgeçmemiş bir topluluktur. Bu öğretileri günlük yaşamlarına sentezlemenin sonucunda da uzun ve sağlıklı bir yaşam şekli ve Japon yaşam tarzı ortaya çıkmıştır.

Hayatı anlamlı yaşamak adına yol gösterici, sağlık ve huzur dolu Japon felsefelerini sizler için derledik.

Keyifli okumalar…

Japon Yaşam Tarzı ve Farkındalık Yaratan Felsefeleri:

Ichigo Ichie

Yaşadığınız her an özeldir ve tektir. Bunun için gündelik hayatınızda ne yaparsanız yapın o anın tadını çıkartın. Geçmişi düşünmek, pişmanlıklar yaşamak bize mutsuzluğu ve hastalıkları getirir.

Ichigo Ichie kelime olarak ‘’tekrarlanamaz ya da bir defa yaşanabilen’’ anlamına gelmektedir.  Çayınızı içerken dahi sadece içtiğiniz çayın tadına varmak Ichigo Ichie’dir. Yaşantınızda geçirdiğiniz her anın farkında olmak ve odaklanmak size mutlu bir deneyim sağlayacaktır. Bunu uygularken önemli olan beş duyu organınızı da kullanabilmektir. Dinleme, tatma, görme, koklama ve hissetme farkındalığınızı arttıracak bir yaşam felsefesi deneyimi olacaktır. Zamanla bunu hayatınızın içine alabildiğinizde ise empati yeteneğiniz ve enerji akışınız da olumlu yönde değişecektir.

Zen

Zen

Zen meditasyonu aslında bir Çin yaşam felsefesi olsa da Japonya’ya kadar yayılmış bir öğretidir. Öyle ki bu yaşam şekli Japonya’da insanlar tarafından benimsenmiş en önemli farkındalık halidir. Zen’i günlük yaşamlarına dahil eden insanlar yaptıkları her işte Zen yolu ile pratikler yaparak farkındalıklı bir yaşam sürdürüyorlar. Kısacası bir nevi Ichigo Ichie’dir.

İtadakimasu

Japonlar yemeklerine ve sofralarına oldukça saygılı milletlerdir. Yemek yemeye başlamadan önce ‘’İtadakimasu’’ diyerek doğaya ve verdiği nimetlere şükredip minnet duygularını bu şekilde ifade ediyorlar. Yemeğin hazırlanmasında emeği geçen kişiye, hayatını kaybeden bitkilere ve hayvanlara kibarca teşekkür ederek farkındalık yaratıyorlar.

Aslında İtadakimasu, hepimizin hayatına dahil edebileceği basit ama yüce bir eylemdir. Doğaya saygı duymak, tüketim yaparken ham maddesinin nereden gelip bizlere kadar nasıl ulaştığını bilerek kullanmak tüketim alışkanlıklarımızı da değiştirecektir. Bilinçli tüketim alışkanlığı kazanırken farkındalığımızı da arttıracak bu felsefeyi yaşamımıza dahil edebiliriz.

Çay Seremonisi (Çay Yolu)

Japon kültüründe ‘’çay’’ bir çoğumuzun da bildiği gibi çok önemlidir. Japon halkının Zen’e verdiği önemden yola çıkarsak çay seremonileri Budizm’in bir parçasıdır. Çay içme odalarından tutun da çay içme kıyafetlerine kadar büyük bir ciddiyetle gerçekleştirdikleri bu seremoniler sıradan bir çay demlemenin de ötesindedir. Chai evleri (çay odaları) günlük hayattan sıyrılıp inzivaya çekilmenin bir yoludur. Bu seremonilerinin dört ilkesi vardır; zihni canlandırmayı amaçlayan uyum, sükûnet, saygı ve saflık. Çay molalarında eğer kişi yalnız değilse bir araya geldiği arkadaşları ile konuştukları konu sadece demledikleri çay ile ilgili olur. Çayın lezzeti, hasat zamanı, öğütülmesi gibi.

Öyle ki Japon halkı bu seremoniyi gerçekleştirebilecekleri bir ortam olmadığında bile gün içinde bulundukları yerde içtikleri çayın tadını dört ilkeye bağlı olarak çıkartıyorlar. İçe dönmek için kullandıkları bu çay molaları kişinin farkındalığını arttırıyor.

Biz de günlük yaşantının telaşından kaçıp 10 dakikalık molalarla bu farkındalığı yaratabiliriz. Belki o an çay öğütüp demleyemeyebiliriz elbette ama bir kahve veya bitki çayı da işimizi görür. Amacımız küçük bir kaçamakla hayatın koşturmacasını bir kenara bırakıp o an içtiğimiz kahvenin önümüze kadar nasıl ulaştığını düşünerek zihinsel bir yolculuğa çıkmak olabilir.

Bedeni Canlandıran Japon Felsefeleri:

İkebana

İkebana; çiçek düzenleme sanatıdır ve kelime anlamı ‘’Yaşayan Çiçek’tir. Bahçeden kopartılan çiçekleri iç mekânlarda yaşatmak için kullanılan özel teknikleri ve felsefeleri bulunur. İnsanı ve doğayı bir araya getirmeye çalışırken, ölümle yaşam arasındaki bağı sorgulatan bir yaşam felsefesidir. Çiçeğin tohumları geçmişi, çiçeğin kendisi bugünümüzü ve çiçeğin tomurcukları geleceği ifade eder.

İkebana çalışması yaparken ortamın sessizliği, yaratıcılığı ve sabrı geliştirmektedir. Birçok farklı teknikle düzenlenen çiçek aranjmanları ile uğraşan kişi ana odaklanıp, bedensel olarak da doğayla yakınlaşır. Siz de ikebana sanatını yakından inceleyebilir ya da toprak ve çiçeklerle ilgilenerek negatif enerjinizi atıp, beden enerjinizi nötrleyebilirsiniz.

Shinrin Yoku (Orman Banyosu)

Shinrin Yoku, Japonların şifayı ormanda buldukları bir yaşam biçimidir. Ormanda sıradan bir yürüyüş yapmak yerine beş duyu organınızı kullanarak doğa ile bağ kurma şeklidir. Yaşam felsefelerinde ‘’doğanın her şeyi başka bir şeye dönüştürdüğü’’ inancı ile hareketle Shinrin Yoku hem bir meditasyon yöntemi hem de sağlık açısından bir şifa yoludur. Ormanda sessizce yürüyüş yapmak, çıkan sesleri dinlemek, orman havasını derince içine çekmek ve doğaya dokunmak orman banyosudur.

Sağlıklı bitkiler yaymış oldukları ‘’fitonsit’’ doğal kimyasalı ile kendilerine zarar veren diğer zararlı bitki ve kimyasallardan korunurlar. Fitonsit sebze ve meyvelerde de bulunur ancak biz bu kimyasalın çok düşük bir miktarını vücudumuza alabiliriz. İnsan sağlığına faydaları keşfedildikten sonra fitonsit kıymetli bir kimyasal haline geldi. Faydalarına gelecek olursak, bağışık sistemini düzenlemesi, kalp ritmini düzenlemesi hatta stres ve kaygı bozukluklarına neden olan kortizol hormonunu düşürmesinde de işe yaramaktadır. Japonlar haftada bir gün, orman banyosu yapılmasının bedensel sağlığımız açısından büyük bir öneme sahip olduğunu söylüyor.

Japon Yaşam Tarzı – Ofuro

ofuro

Ofuro kelime anlamı olarak banyo veya küvet banyosu demektir. Japonlar temizliğe çok önem veren insanlardır. Düşünün ki banyo yapmadan önce yıkanıyorlar. Evet doğru okudunuz. Ofuro onlar için günün sonunda bedensel ve zihinsel olarak arındıkları bir yer. Ofuro’ya yani küvetlerine girmeden önce bir taburede oturarak yıkanıyorlar ve sonrasında çok yüksek ısıdaki Ofuro’larına geçiyorlar. Önceden yıkanmalarının sebebi ise sıcak su ile dolu olan Ofuro’nun diğer aile üyeleri tarafından da kullanılacak olması. Yüksek ısıdaki sıcak su, buhar ve aromatik yağlarla bedenlerini tazelerken, toksinlerin de atılmasına fayda sağlıyor.

Japon kültüründe banyo yapmak ailenin bir araya gelmesi için oldukça önemli. Hatta aile üyelerinden biri o gün banyo yapmıyorsa hasta olmasından ya da başka bir durum olmasından şüpheleniliyor. Ofuro sırasında küçük çocuklar varsa cinsiyet ayrımı yapmadan anne veya babası ile oyunlar oynayıp daha yakın bir bağ kuruluyor. Çocuklar kendi kendilerine banyo yapma becerisi elde edene kadar durum böyle devam ediyor. Bu sayede çocuk karşı cinse karşı olan merakını da doğru şekilde ailesinden öğrenmiş oluyor. Banyo sonrası Ofuro’daki su ise çamaşır yıkamada kullanılabiliyor. Suya oldukça önem veren Japonlar tüketimi konusunda da oldukça dikkatliler.

Bedeninizi rahatlatmak için siz de banyonuzda, daha da sıcak su ve hoş kokulu esanslar kullanabilirsiniz.

Kalbi ve Zihni Yenileyen Felsefeleri:

Japon Yaşam Tarzı – İkigai

Japon Yaşam Tarzı ve Felsefesi ikigai

İkigai Japoncada ‘’iki’’ (yaşamak) ve ‘’gai’’ (amaç) kelimelerinden üretilmiş ‘’Yaşam Amacı’’ anlamına gelen bir kavramdır. İkigai felsefesinin amacı, insanın kendisine değer katması ve yaşantısını daha anlamlı bir hale getirmesidir.

Japon kültüründe her insanın bir yaşama sebebi olduğuna inanılır. Önemli olan bunları ortaya çıkartıp kendisine bir yaşam yolu çizmesidir. ikigai felsefesinde yaşam amacınızı bulmak için sorulan dört ana unsur soru vardır;

  • Tutku: Neyi seviyorsun?
  • Uzmanlık: Hangi konuda iyisin?
  • Misyon: Dünyanın neye ihtiyacı var?
  • Meslek: Ne yaparsan para kazanırsın?

Bu sorulara verdiğiniz cevaplara göre birbiriyle örtüşen veya farklı olan cevapları görebilirsiniz. Hepsi farklı ise bunları nasıl bir araya getirebileceğiniz; üzerinde çalışmanız gereken zorlu ve zaman alıcı bir süreçtir. Ancak Japonlar için bu süreç, kişinin zihnindeki ikigaisini yani yaşam amacını bulmasındaki nihai çapadır, kişi için önemli ve değerlidir. İkigai yolculuğunuzda aradığınız cevaplar, maddi tatmine odaklanmak değil, yaşam gayenize giden bu yolda disiplin, azim ve tutkudur.

İlginizi çekebilir: Nordik Yaşam Tarzı Ve Felsefesi: Sade Ama Mutlu!

Siz de kendi ikigai yolculuğunuza çıkarak hedeflerinizi belirleyebilir, yaşamda amacınız doğrultusunda kendinizi yeniden keşfedebilirsiniz.

Wabi Sabi

Japon Yaşam Tarzı ve Felsefesi

Wabi Sabi kelime olarak ‘’Kusurların Kabulü’’ anlamına gelmektedir. Doğada var olan hiçbir şey kusursuz değildir ve dikkat edin aslında her şey kusurlarıyla daha güzeldir. Wabi Sabi de bize kusurları fark edip kabullenmeyi, estetiği kusurlarda görmemiz gerektiğini gösteriyor.

Wabi Sabi felsefesini hayatımızın her alanında benimseyebiliriz; kırılan çay setinden, modaya, günlük yaşantımızda karşımıza çıkan bir insandan ya da herhangi bir sağlık problemine kadar kendimize hayata bakış açımızı değiştirebilecek vizyonlar açabiliriz.

Hiçbirimiz mükemmel değiliz ve mükemmel de olamayız. Bunu kabul etmeyip mükemmellik için zorlamak bize fazladan bir yük olacaktır. Eksiklerimizi olduğu gibi kabul etmeyi, zayıflıklarımızı ve hatalarımızı kucaklamayı öğrenmeliyiz.

Kintsugi

Japon Yaşam Tarzı ve Felsefesi

Wabi Sabiden doğan Kintsugi felsefesi kırılan eşyaları atmak yerine altın veya gümüşle, daha belirgin bir halde tamir etme sanatıdır. Daha belirgin olmasının sebebi ise kusurların gözle görülür şekilde ortaya çıkmasını sağlamaktır. Kısaca kusurların güzelliğini ön plana çıkartmaktır. Böylece altın ya da gümüşle onarılan obje daha da kıymetli bir hal almış olur.

Wabi Sabi ve Kintsugi aslında birbirine kardeş bir yaşam felsefesidir. Wabi Sabi’de kusurlu olan şey kabul ediliyor, Kintsugi’de ise o kusurlu şey güzelleştiriliyor.

Dışarıdan bakıldığında sıradan gibi görünen bu sanat dalı, aslında altında derin anlamlar taşıyan bir felsefe şeklidir. İnsan hayatı boyunca defalarca kırılıyor, acı çekiyor ve yaşadığı bu olumsuz deneyimler sonrasında belki de birçok konuya olan inancını kaybediyor. Oysa yaşadıklarımızdan ders çıkartarak onları kabullenip, karşımıza aynı olayın çıkması durumunda ne yapmamız gerektiğini bilmek, daha sağlıklı kararlar almamıza yardımcı olacaktır.

Sabah uyandığımızda İkigai’mizi hatırlamak, kırılan kalbimizi Kitsugi ile onarmak, işten gelince Ofuro keyfi yapmak, balık etli vücudumuza Wabi Sabi ile sarılmak, Ichigo Ichie ile anın tadını çıkartmak ve önümüze gelen yiyecekler için şükretmek belki dünya için küçük, ama kendi hayatımızı daha anlamlı ve yaşanılır kılacak büyük eylemlerdir.

Sevgiyle ve huzurla kalın.

Duygu Gerçeker

Daha fazla BordoRuj Kültür-Sanat içerikleri için tıklayın.

Bize Instagramdan ulaşmak için tıklayın

Duygu Gerçeker
[email protected]

Enformasyon Teknolojileri Uzmanı