Toplu Taşıma Araçları ve Çevresel Etkileri

Toplu Taşıma Araçları ve Çevresel Etkileri

Toplu Taşıma Araçları ve Çevresel Etkileri: Toplu taşıma araçları her gün işimizi kolaylaştırıyor ve çevre dostu etkilere neden oluyor.  Öte yandan özel araçlar hava ve gürültü kirliliği başta olmak üzere hem dünyamıza hem de sağlığımıza zarar veriyor. Örnek vermek gerekirse, kalabalık şehirlerde oluşan trafiğin çok büyük bir sebebi özel araç kullanımı sonucu oluşuyor ve birçok insanı ulaşmak istediği yere zamanında gitmekten alıkoyuyor. Onun yerine metro gibi araçlarla gitmek sadece zamandan tasarruf sağlamakla kalmıyor,  aynı zamanda araç fazlalığından kurtulmamıza ve yakıt tasarrufu sağlamamıza katkıda bulunuyor.

Geçmişten günümüze hava kirliliği tehlikeli ölçülerde artmaya başladı ve eğer bu konuda herkes üstüne düşeni yapmazsa yakında önlenebilir sınırı aşmış olacağız. Bu da demek oluyor ki konu çevreye geldiğinde birlik olmak zorundayız. Bu birliğe ise günlük yaşamımızın en temel parçası olan ulaşımdan başlayabiliriz. Biliyoruz ki özel araç çevremize yüksek derecede karbon salınımı yapmakta.  Bunun sonucunda ise hava değişimleri ile birlikte birçok canlı adaptasyon sağlayamadığı için yok olmakta ve bu da dünyada mevcut olan dengeyi değiştirmekte.  Ancak toplu taşıma araçları tek seferde çok daha fazla kişiyi taşıyabildiği için kişi başına düşen karbon salınımı miktarı daha az olmaktadır.

İlgili yazı: İklim Krizi Nedir, Sonuçları Nelerdir, Neler Yapabiliriz?

Toplu Taşıma Araçları ve Çevresel Etkileri

Diğer bir konu ise özel araçların bitki örtüsüne olan etkileridir. Oluşan yoğun trafik sonucunda yeni ulaşım alanları oluşturulmakta ve bu alanları oluşturmak için etrafında bulunan bitki örtüsü maalesef yok edilip beton ile kaplanmaktadır. Zaten karbon salınımı artmakta iken bir de bitki örtüsü yok edilerek oksijen üretimi azaldığı için sera etkisi giderek artmaktadır.  İnsan ve canlıların sağlığına olan etkileri ise sadece hava kirliliği ile kalmıyor çünkü bu araçların oluşturduğu gürültü kirliliği de hem işitme duyumuzu hem de stres seviyemizi olumsuz etkiliyor. Araştırmalara göre birçok insan bu gürültüler nedeniyle uyku bozuklukları yaşıyor hatta bazı insanların hastaneye yatmasına bile sebebiyet veriyor.

Neyse ki durum o kadar da olumsuz değil. Avrupa’da 2014 yılından beri yeni üretilen özel araçlarda karbon salınımı sınırlandırılmış durumda. Yani eğer belli bir değerin üzerinde salınım yaparsa araç ruhsat alamıyor. Paris anlaşmasında ise birçok ülke iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için bir anlaşma imzaladı. Bu anlaşmanın amacı sera gazı salınımını küresel ölçüde azaltmak ve küresel sıcaklığı düşürmektir. Tabii ki bu kalıcı bir çözüm değil ancak bir başlangıç…

Her ne kadar pandemi koşullarında bulunsak da mümkün olduğu kadar özel araç yerine toplu taşıma tercih edilmesi çevreye ve doğaya katkı sağlayacaktır. Bu konuda yeterince bilinçlendiğimiz taktirde hem hava hem de gürültü kirliliğini en aza indirmiş oluruz.

Simge Dilaver

TOG Geri Dönüşüm ve Atıksız Yaşam Projesi/ İçerik Üreticisi

Bize Instagram’dan ulaşmak için tıklayın.

Bize Twitter’dan ulaşmak için tıklayın. 

TOG Atıksız Yaşam
[email protected]

Toplum Gönüllüleri Vakfı Geri Dönüşüm ve Atıksız Yaşam Projesi